İLETİŞİM VE DUYGULARIMIZ
Günlük yaşamda isimlendirdiğimiz veya isimlendiremediğimiz çeşitli duygular yaşarız.
Duygularımızı tanımak, isimlendirmek önemlidir. Sadece üzüldüm, kızdım, sevindim demek yetmez. Duygularımızı AYRIŞTIRMAK gerekir.
“Kendimi aptal yerine konulmuş hissettim, Önemsenmediğimi hissettim, Endişelendim, Anlaşılmış hissettim, Heyecanlandım, İşe yaradığımı hissettim’’ gibi..
Herkes olaylardan farklı etkilenir ve farklı hisseder. Çünkü “Geçmişte yaşadığımız olaylar” “Bizi etkileyen duygusal faktörler farklıdır. Her olay, her sözcük, [...]
Sorumluluk, bireyin üstüne düşen görevleri, başkalarının haklarını çiğnemeden yerine getirebilmesidir.
Sorumluluk sahibi kişi :
-Kendi kararlarını verebilen,
-Kararlarını alırken elindeki kaynakları kullanabilen,
-Değer yargılarını gözeten,
-Bağımsız davranabilen
-Kendine güvenli
-Kendi ihtiyaçlarını başkalarının haklarını çiğnemeden karşılayabilen,
-Yaptığı işi sonuna kadar götürebilen,
-Yaptığı işin sonuçlarına katlanmayı göze alan kişidir.
Görülüyor ki sorumluluk, bireysel değil, toplum içinde yerimizi olumlu veya olumsuz tanımlayan bir duruştur.
Sorumluluk “DOĞUŞTAN GETİRİLEN” değil “ÖĞRENİLEBİLEN” [...]
Öfke ve kızgınlık normal, sağlıklı ve insani bir duygudur. Ancak kontrolden çıkıp YIKICI hale dönüştüğünde kişisel ilişkilerimizde ve genel yaşam kalitemizde sorunlara yol açar.
Küçük bir imanın kızgınlığa, giderek öfkeye dönüşmesi ise sadece dış etkilere bağlı olmayıp; kendi kişisel sorunlarımızla ilgili kuruntularımız veya daha önce bizi öfkelendirmiş anıları olabilir. Dış etkenler; kendi hakkımızdaki kişisel düşüncelerimiz ve [...]
Korku, üzüntü, incinme, öfke… Bütün bunlar sıkça yaşadığımız duygular. Bu duygular hayatımızın akışına yön verirler. Korku bizi sindirir… İncinme üzüntü yaratır… Öfke ise sinyaldir. Eğer öfkeliysek, yüzleşmemiz gereken bir sorunumuz var demektir.
Hayat akışımız içinde çeşitli ilişkiler içinde oluruz. İş çevremizdeki insanlar, arkadaşlarımız, eşimiz ve ailemizle olan ilişkilerimiz ve nihayet çocuklarımız… Çocuklarımızla olan ilişkilerimiz…
Bu ilişkilerimizdeki düzen, [...]
Anaokuluna başlama süreci çocuğun toplumsallaşma ve sosyalleşme deneyimlerinde çok önemli bir zaman dilimidir.
Çocuk, anaokuluna başladığı zaman tüm kurallarını hemen hemen öğrenmiş olduğu aile ortamından henüz hiçbir kuralını bilmediği, tanımadığı kişilerin bulunduğu bir ortama girer. Bu yeni durum bir uyum sürecini de beraberinde getirir.
Anaokuluna yeni başlayan çocukta başlangıçta belirsizlik ve ayrılma kaygısı yaşanabilir. Ancak çocuk okul [...]
Okula dönüş zamanı çocuklar ve aileler için kaçınılmaz değişimleri de beraberinde getirir: yeni bir anaokulu; yeni sınıf ve yeni öğretmenler gibi.
Değişim dönemleri çocukların öğrenmesi ve büyümesi için heyecan verici fırsatlardır. Ebeveynler ve eğitimciler, çocuğun yeni bir eğitim ortamına geçişinde güvende hissedebilmesinde önemli rol oynarlar. Çocuğun yaşamındaki bu dönüm noktaları tabii ki kaygıya da neden olur. [...]
Öncelikle sizlere Robert J. MACKENZIE’nin “ÇOCUĞUNUZA SINIR KOYMA” adlı kitabını tavsiye etmek istiyorum. Konuyla ilgili daha detaylı bilgi almak isterseniz, örnekler ve çözüm önerileriyle dolu bu keyifli kitabı okuyabilirsiniz.
Çocuklar dünyalarındaki kuralları anlamaya ihtiyaç duyarlar. Kendilerinden ne beklendiğini, kontrolün kimde olduğunu, ne kadar ileri gidebileceklerini ve çok ileri gittiklerinde sonuçların neler olabileceğini bilmek isterler. Diğerleri ile [...]
Bu yaşta annenin ilgisi çok önemlidir. Çocuk, anneden ayrılmakta güçlük çeker. Anne yerini tutacak öğretmen çok şefkatli davranmalıdır. Arkadaşlarına alışana kadar anne gibi ona sarılır, bağlanır. Öğretmen, dikkatle izlerse bir süre sonra tıpkı annesi gibi çocuğun ne demek istediğini anlayabilir.
Çocuk; duygulandığı anlarda, yorulduğunda, korktuğunda anneyi veya babayı yanında ister, ağlar. O anda çocuk sevilerek yatıştırılmalıdır. [...]
Pazar, Şubat 28, 2010
0 Comments